20 Nisan 2026 Pazartesi

Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!



Son yıllarda, iletişim araçlarının artması ve özellikle sosyal medyayla beraber eskiden beri felsefe kitaplarında yer alan fakat toplumun çok da haberdar olmadığı bazı kavramlarla daha fazla hemhal olur olduk.

Öncesinde felsefe derslerinde anlatılıp geçilen ve kimsenin çok da önemsemediği bazı akımlar, şu an özellikle gençlerin gözlerine gözlerine sokulur vaziyette. Toplumda kendinin ateist, deist, agnostik vb anlayışta olduğunu söyleyenleri görmek mümkün.

Kendinin ateist, deist veya agnostik olduğunu söyleyenlerin bir kısmı bu akımların ne olduğundan bile pek de haberdar değiller. Özellikle gençlerin bir kısmı farklı gözükmek veya ilgi çekmek için bu tür akımlardan olduklarını söyleyebilmekte. "Bana deizm veya agnostisizmin ne olduğunu anlat" dediğinizde konu üzerine yarım saat dahi konuşamayacak kişiler, bu akımlardan olduklarını söylüyorlar ve daha da garibi bu akımları din zannediyorlar neredeyse. Gerçi toplumda Müslüman olduğunu söyleyip de İslam'la ilgili yarım saat konuşacak kadar bilgisi olmayan kişi de çok maalesef...

Peki, neden bu akımlara tabi olduklarını söyleyenlerin oranı çok arttı son zamanlarda? Bu akımlara kapılanların çoğuna "Daha önceden hangi inancın mensubuydunuz?" diye sorduğunuzda Müslüman Türk toplumunda yaşadıklarından olsa gerek genelde Müslüman oldukları cevabını alıyorsunuz. "Peki, İslam'dan deizme, agnostisizme veya diğer akımlara geçince hayatınızda ne değişti?" diye sorduğunuzda ise büyük çoğunluğun cevabı, pek de bir şeyin değişmediği yönünde oluyor. Müslümanken de ateist, deist veya agnostikken de hayatında pek değişiklik yoksa "O zaman daha önceden mi Müslüman değildin yoksa şimdi mi dediğin akımlardan değilsin?" denildiğinde ise karşıdaki kişi sus pus oluyor.

Bir de bu akımları Batı'dan geldiğini için daha şirin görenler var. Batı bilimde, teknolojide ileride ya... Dünyaya demokrasi, insan hakları, özgürlükler getiriyor ya... O nedenle artık dinlere, inançlara da lüzum görünmüyorlar. Batıdan gelen her şeyi şirin gören bu taife cahiliye dönemindeki Dehrîlerden ve Laedriyye'den habersiz tabii. "Her şeyi zaman yarattı ve her şey sebep sonuç dairesi içerisinde kendi seyrinde olup bitmektedir" diyen ve alemi ezeli gören Dehriler ve "İnsan aklının tanrı ve evren hakkındaki gerçeği bilemeyeceğini" savunan Laedriyye'yi hiç duymadı tabii ki bu güruh. Zannediyorlar ki bu akımlar batıda ortaya çıktı ve bize oradan geldi. Esasında dehrileri deistlerle, laedriyye grubunu da agnostiklerle aynı düşüncelere sahip varsayabiliriz.

Peki, esasında olan şey ne? Esasında ateist, deist, agnostik veya başka akımlardan olduğunu söyleyenlerin buluştukları ortak nokta "Bana kimse karışmasın, ben istediğimi yapayım." düşüncesidir. Ateist, tanrıyı tamamen inkar ederek hayatına kimseyi karıştırmak istemiyor. Deist, tüm evreni bir tanrının yarattığına inanmakla beraber, tanrı kainata karışmıyor demekte ve vahiy, peygamber, ahiret, hesap gibi konuları da reddederek tüm kuralları kaldırıyor. Agnostik de tanrının var olup olmadığını bilemeyiz varsa da tam olarak zaten onu anlayamayız diyerek kimseyi kendine karıştırmak istemiyor. Hepsinin ortak paydası özgürlük adı altında "Bana kimse karışmasın, ben istediğimi yapayım" düşüncesi. Esasında bu özgürlük zannedilen anlayış için Allah-u Teala Furkan suresinin 43. ayetinde şöyle buyurmakta. "Hevasını (bayağı arzularını) ilahlaştıran kişiyi gördün mü?...." Ayette hevasını, nefsinin istek ve arzularını ilahlaştıran olarak tanımlanan insan tipi ile özgürlük adı altında hayatında kimse tarafından konulan kuralları istemeyen, canım ne isterse onu yaparım düşüncesiyle hareket eden ve adına ateist, deist, agnostik vb diyen kişiler arasında fark var mıdır?


https://www.akasyam.com/mobil/yazi/hevasini-ilahlastiran-kisiyi-gordun-mu-12829.html

2 yorum:

  1. Bu doğru tespitler için Kelemine yüreğine sağlık Servet hocam.

    YanıtlaSil